İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Erdemoğlu, “Madenleri arama aşamasından itibaren madenlerin çıkartılması süresince bulundukları coğrafyada çeşitli olumlu ve olumsuz etkiler ortaya çıkartır” dedi.

Erdemoğlu, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, madenlerin insanoğlunun ihtiyaçlarını karşılamak üzere sanayi devriminden günümüze kadar artarak gelen bir doğal kaynak ihtiyacı olduğunu söyledi. Madenlerin bulundukları bölge ve coğrafyada üretilmek zorunda olduğuna değinen Erdemoğlu, “Bu nedenle madenleri arama aşamasından itibaren madenlerin çıkartılması süresince bulundukları coğrafyada çeşitli olumlu ve olumsuz etkiler ortaya çıkartır. Bu işletmeler maden yatağı, cevher neredeyse orada açılmak zorundadır” diye konuştu.

Erdemoğlu, diğer endüstri dallarında olduğu gibi madenciliğinde denetimli ve şeffaf şekilde çevre ve madencilik mevzuatına uygun bir şekilde yapılması durumunda çevresel olarak olumlu etkileri arttırılarak gerçekleştirilecek faaliyetler olduğunu ifade etti. Çevreye olumsuz etkileri olduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuyla belirlenen işletmelerin açılmasına izin verilmediğini aktaran Erdemoğlu, şöyle konuştu: “Çevresel olumsuz etkiler giderilmediği bunların için yeterince önlem alınacağı ispatlanmadığı, raporlanmadığı, gösterilmediği sürece değil sadece maden işletmesinin değil diğer tüm endüstriyel işletmelerin faaliyete başlamasına izin verilmez. Maden işletmesi kurulurken de çevreye uyumlu ama az önce söylediğim gibi çevre derken, sadece canlı ve cansız çevreden bahsetmiyorum, yörenin ve ülkenin sosyal ekonomik koşullarına olumlu katkıları dikkate alınarak bu çevresel etki değerlendirilmesinin yapılması gerekir. Yani sadece biyolojik varlıklar için değil hava, su, toprak kirliliği bakımından olumsuz etkilerle beraber toplum ve orada yaşayan halk üzerindeki olumlu etkileri de madencilik faaliyetinin başlamasıyla orada meydan gelecek ekonomik faaliyet yolların açılması, yeni orman alanlarının kurulması, sulama faaliyetlerinin iyileştirilmesi gibi olumlu etkileri de madenciliğin değerlendirilmesi gereken etkilerinden bir tanesidir”

Erdemoğlu, madenciliğin ekonomik bir faaliyet olduğunu kaydederek, konuşmasına şöyle devam etti: “Devletler elbette kendi sınırları içerisinde yaşayan halkının kalkınması için ve diğer devletlerle birlikte uluslararası sisteme entegre olabilmek için ekonomik olarak güçlü olmak isterler. Ekonomik olarak büyümek gerekir. Gayri safi milli hasılamızın yüksek olmasını, kişi başına düşen milli gelirimizin yüksek olmasını isteriz. Devletimizde bunu ister. Her devlet bunu ister. Fakat bu ekonomik büyüme insan, doğal ve kültürel kaynaklar üzerinde tahribata yol açabilir.”

Tüketimin gelecek nesillere hiçbir şey bırakamayacak kadar hızlı olmaması gerektiğini ifade eden Erdemlioğlu, şunları kaydetti: “Ülkemizin maden ihracatı ve ithalatını düşündüğümüzde düzenli bir planlamaya girdiğini düşünüyorum. Hem ekonomik faaliyet olarak hem de çevresel faaliyetler bakımından artık günümüzde büyük sorunlar felaketle sonuçlanması muhtemel yanlışlıklar söz konusu değildir. Ben öyle görmüyorum ama henüz çevre bilinci oluşmadığı sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir çevre, sürdürülebilir yaşam kavramlarının henüz farkında olmadığımız çok geçmiş zamanlarımıza göre tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok büyük yanlışlar olmamaktadır. Yanlışlıklar olsa bile bunlar idari veya adli hukukun konusu olarak değerlendirilmektedir.”

Kaynak: www.44malatyahaber.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir